İstanbul | Vancouver



Konu: "Nesneden Özneye"
Sanatçılar:Ceylan Dökmen & Ebru Dede
Düzenleyen: Nilüfer Moayeri
Yer: Pera Art Gallery
Baslangiç Tarihi: 15.10.2014
Bitis Tarihi: 10.11.2014

Kadının bir nesne olarak yarattığı algıyı yıkmanın yollarını aramak… Yüzyıllardır kadın bedenini nesne olarak izlemeye alışmış özneye ait belleklerin izlencelerine rağmen… Varlığın algısı bilinçte hayat buldukça, bilinçte yer etmiş ve kökleşmiş ‘nesne’ imajı veren kadın varlığı değişmiyor. Kadının bedeni bizi bir kavrama, sanatsal bir sorgulamaya yönlendiriyor elbette. Hatta bu kavram bir bilinçten geliyor ancak bu bilinç, kadın bedeni üzerinde yiterek hiçliğe erişiyor. Varlık olarak algılanan kadın olduğunda, kadın yine izlenecek bir nesne olarak mesaj veriyor. Kadın da özne kabul edilen erkek kadar güçlü ve tutkulu arzuları olan bir ruha sahip değil mi? Ruhsal arzulara tutkuyla sarılmanın özne olarak dışa vurulamaması nasıl bir acıdır! Ruha sahip bir beden özne olmayı hak etmez mi? “Varlığımın sebebi kendim değil miyim? … Benim bedenim, ruhum özgür değil mi? İzlenmek benim kaderim mi? İzleyici duy sesimi! Bu varlık aslında yokluktur. İzleniyorsun, o halde varsın, diyen yalan söyledi. Benim arzum izlenmek değildi, var olabilmekti. Ruhumu açıkça ortaya koymaktı.”
Ebru DEDE

Bedenimizle ilk ne zaman tanıştık? Bedenimizin varlığımızın bir parçası olduğunu ve bu varlığı aktarmada bir araç olduğunu ne zaman anladık? Bedenin keşfi çocuklarda üç yaşından itibaren başlar. Bu masum bir oyundur ilk başlarda. Bu masum oyun daha sonra, kendisinin hayat tarafından yutulmuş bir oyuncağa dönüşmesiyle sürer. Beden sadece bir imge midir? Yoksa ruhumuzu ve düşünce sistemimizi taşıyan bir köprü mü? Bu köprü kimliğinden sıyrılarak toplumun ve yaşamın içinde sürekli değişen anlamlar yüklenmeye başlar. Cinsellik, annelik, güzellik, toplumsal statü, iletişim aracı ve en sonunda bir tüketim nesnesi olarak yer edinir yaşamda. Bedenin, asla kaçamayacağın, saklanamayacağın tek yerdir. Kimliğimizin aslını düşünce sistemimiz oluştursa da, çoğu zaman kimliğin de önüne geçer beden. Beden bir temsil nesnesidir. Yaşadığı çağı, yaşadığı çağın toplumsal ve varoluşçu kodlarını temsil eder. Her çağa uygun ide kavramlarına uymaya çalışır beden. İdeyi de, toplumun ortak beğeni sistemleri belirler ve bunlar, çağdan çağa toplumdan topluma değişim ve evrim gösterirler. Bu değişimleri takip eden birey, olunması gereken ile olunan arasında gidip gelir. Ne olması gereken varlığa öykünmekten vazgeçer, ne de bu varlığın bir kopyası olma durumundan. Varlığını durmadan inşaa etmeye hükümlü insanoğlu, kadının erk karşısında kendini inşaa etmesiyle sergimizde yer bulmakta ve kadının, bu dünya da, nesneden özneye geçiş yolculuğunu gözler önüne sermektedir.
Ceylan DÖKMEN

Ebru Dede ve Ceylan Dökmen’in ‘’Nesneden Özneye’’ adlı sergisi, Pera Sanat Galerisi Sanat Yönetmeni, Nilüfer Moayeri Küratörlüğünde ,15 Ekim Saat:17:00 de başlayıp, 10 Kasım 2014 tarihine kadar Pera Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.

Adress: Pera Sanat Galerisi İstanbul - Sıraselviler Cad. No:26 Zip: 34433
Taksim İstanbul / Türkiye
Tel: 0212 245 30 08 pbx | Faks: 0212 252 30 82
pera@peraartgallery.com | info@peraartgallery.com

art@peraartgallery.com http://www.facebook.com/PeraartGallery

Nilüfer Moayeri | Sanatçılar | Sergiler | Hakkımızda | Basın | İletişim

Ali Sinan ARSLAN


Kuratör: Nilüfer Moayeri